İşlem düğmeleri hazırlanıyor.
Bir zamanlar sokaklarımızda yankılanan kahkahalar vardı. Saklambaç, körebe, seksek… Her biri sadece bir oyun değil, çocukların zihinsel gelişiminde birer yapı taşıydı. Bugün ise tablet ekranlarının parlak ışıkları, o oyunların yerini aldı. Oysa saklambaç, çocuklara strateji kurmayı; körebe, empatiyi ve duyusal farkındalığı; seksek ise motor koordinasyonu ve sayı bilincini öğretiyordu. Bu oyunlar, çocukların zihinsel gelişimini hızlandıran doğal laboratuvarlardı. Şimdi soralım: Bu oyunlardan mahrum kalan çocukların gelişimi nasıl etkileniyor? Araştırmalar gösteriyor ki, ekran karşısında geçirilen uzun saatler, dikkat süresini kısaltıyor, sosyal becerileri törpülüyor. Oyunla öğrenmeyen çocuk, hayata karşı daha kırılgan oluyor.Belki de en büyük kaybımız, çocukların hayal gücü. Çünkü saklambaçta bir duvarın ardına saklanmak, aslında zihinde binlerce ihtimali kurmaktı. Körebe oynarken güvenmeyi öğrenmekti. Seksek oynarken sayıların ritmini hissetmekti. Bugün çocuklarımızın gelişiminin yavaşladığını görmek, sadece bir pedagojik sorun değil; aynı zamanda toplumsal bir alarmdır. Kaybolan oyunlar, aslında kaybolan bir gelecek demektir. Belki de yapmamız gereken, yeniden sokaklara dönmek. Çocuklara oyun alanı açmak. Çünkü oyun, çocuklar için sadece eğlence değil; zihnin en güçlü gelişim mekanizmasıdır.

İlk beğenen sen ol

2

Görüntülenme

Kaybolan Oyunların Sessiz Çığlığı
Bu portfolyoyu beğendin mi? O zaman ilk yorumu sen yap...