Eksik Büyümüş Çocuklar Bir Gün Tamamlanabilirler mi?
Diğer Yazı & Çeviri
Seni büyüdüğün evde dağıtmışlarsa, yaşadığın hiçbir evde toparlanamazsın.”
Bugün bu cümleye rastladım bir yerde. Okuduğum anda içimde bir yer sızladı. O kadar tanıdık, o kadar bizden bir cümleydi ki hemen kardeşlerimin ve yakın arkadaşlarımın olduğu gruba attım. Hepsi aynı yerden yakalandı, aynı hissi paylaştık.
Aslında ne kadar acı… İçimizden bir kişi bile “Ben böyle hissetmiyorum,” diyemedi.
Peki neydi hepimize bu hissi yaşatan?
Geçmişe baktığımda mutsuz bir çocuk değildim belki ama eksik bir çocuktum.
Eksiklik, oyuncakların ya da kıyafetlerin değil…
Eksiklik, tamamlanmamış bir sevgi, anne-baba ilgisinin içte boş bıraktığı bir yer.
Anneanne evinde büyüyen çocuklardık biz. Genç teyzeler, dayılar… İlk kez yeğen sevgisini bizde tattılar, biz de onlarda ilk defa “çok sevilmenin” nasıl bir şey olduğunu öğrendik.
Okul tatil olur olmaz onlara koşardık. Dönüş yolunda battaniyemize sarılıp ağlardık.
Düşünsene…
Bir çocuk anne-babasına kavuştuğu için neden ağlar?
Neden başka kalplerde şefkat arar?
Sevmediler diyemem… Ama belki de bir “evlat” gibi sevmediler.
Bizdeki sevgi herkeste vardı, özel değil geneldi.
Bir eşyaya gösterilen özen gibiydi belki; kullanışlıysa tamam, yoksa köşeye.
Bu eksiklik büyüyünce geçmiyor.
Eşin, evladın, dostların seni ne kadar severse sevsin…
Sana özel dünyalar kursalar da olmuyor.
O boşluk kendini hep hatırlatıyor.
Bir bakışta, bir sözde, bir yalnızlıkta yeniden sızlıyor.
Bu portfolyoyu beğendin mi? O zaman ilk yorumu sen yap...