Oturum bağlantısı tamamlanamadı

İnternet bağlantını kontrol edip tekrar deneyebilirsin. İşlemine bağlantı tamamlandığında devam edeceğiz.

İşlem düğmeleri hazırlanıyor.
Gözleri yaş içinde idi, biricik minik yavrusunu toprağa koyalı çok zaman olmamıştı, yüreğine bir tasa kuşu çöreklenmiş, adeta onu düşüncelere boğuyordu. Gecesi gündüzüne karışmış, hayatına anlam katan, bebeğinin ölümü, içini sanki dağlamıştı. Filiz'im yavrum diyerek döktüğü göz yaşlarını silecek ne anası vardı yanında ne de babası. Ağladıkça ağlıyor uykunun kollarına kendini bırakırken, ilk defa anne olmuş bu genç kadın, sayıklıyordu. Filiz, Filiz'im. Gözleri korku ile açılmış gördüğü rüyanın etkisi ile yattığı yerden doğruldu. Rüyanın etkisini uzun süre atlatamadı. Filiz'i, annecim, ağlama bak, sen ağladıkça ben suyun ortasında oturuyorum demiş o minicik elleri ile oturduğu yerdeki suyu gösteriyordu. Ana şaşkındı. Ölümünden sonra rüyada ilk defa yavrusunu görüşüne mi sevinsin yoksa yavrusunun ona söyledikleri için mi üzülsün bilemedi. Tamam yavrum tamam, eğer ki ben ağlıyorum diye sen bulunduğun yer de rahat değil isen, bir daha hiç ağlamayacağım. Sen hiç üzülme yavrum dedi. Belki de minicik yavrusunu o günden sonra rüyasında hiç görmedi. Başka bebekleri de olmuş, onlar da ölmüştü. Fadime'si dünya güzeli bir bebekti. Biricik yavrusunu bir kadın severken, 'toprak başan, ne de güzelsin. Seni sabaha sağ çıkmayasın' demiş. Kadın öyle nazar etmiş ki gerçekten çocuğu sabaha sağ çıkamamış. Keşke kadın çocuğu gördüğünde, Mâşâallah dese çocuk bereketlenecek, 'barekâllah dese nazar da değmeyecektir. Ya Mehmet'i ona ne demeli, daha bir kaç aylık olan Mehmet, annesi ona her seslendiğinde 'hı' diye cevap verir, annesinin ömrüne ömür katardı. Sevgili Mehmet, annen şimdi hasta. Bu hastalık onu yıprattı. O dev gibi kadın yok artık. Mehmet anan zayıfladı. Yürüdüğü zaman, koluna girilerek götürülüyor. Sevgili Mehmet, annen ayakta zor duruyor. Hastalığı ilerlemekte. Mehmet, sen bebektin, ne olur her şeyi yoktan var eden rabbine söyle, anneme merhamet eyle yarabbi de. Benim anam, çok çile çekti Allah'ım de. Ne olur ona merhamet et, günahlarını bağışla, hastalığına şifa, derdine deva ihsan et de sen cennettesin ey Mehmet. Filiz, Zöhre, Seçkin, Fadime, Mehmet, Mehmet ve Mustafa tam yedi çocuğunu toprağa vermişti. Filiz, söylemişti ya hani anne ağlama, ne zaman yavruları için ağlayacak olsa yavrusunun sözleri geldi aklına. Filiz, annen hasta, sen de dua et ne olur rabbine.

[1]

Beğeni

192

Görüntülenme

Yorumlar