"Bu çalışma, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Türk edebiyatındaki kült eseri 'Saatleri Ayarlama Enstitüsü' üzerine hazırlanmış akademik bir çözümlemedir. Metin, anlatı teknikleri, psikanalitik karakter çözümlemeleri ve yapısal unsurlar üzerinden incelenmiş; lisans eğitimi sürecinde üstün başarı derecesi ile değerlendirilmiştir."
Redaksiyon & Metin Düzenleme
Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü Üzerine Bir Yapısal Çözümleme
Giriş
Saatleri Ayarlama Enstitüsü 1961 yılında, Ahmet Hamdi TANPINAR’ ın sağlığında kaleme aldığı son romanıdır. Yeni İstanbul gazetesinde tefrika olarak yayımlanan eser, 1961’de kitap haline getirilmiştir.
Eser, Türk toplumunu bireysel, kurumsal ve kültürel açılardan bir çalışma etiği eleştirisiyle ele alır. Modernist yapısının yanı sıra, bünyesinde barındırdığı ironik unsurlarla toplumsal bir hiciv niteliği taşır.
Tanpınar bu eserinde, müthiş denebilecek düzeyde psikolojik tahliller yapmıştır. Bireyin yaşadığı olaylardan, giydiği kıyafetlerden ve hatta yediği yemekten dahi oldukça başarılı betimlemeler ve tasvirler çıkarmış, sonra da büyük bir ustalıkla bu görüntüleri iç aleme taşıyarak, ruhsal bir örüntü kurmuştur.
Birinci Bölüm: ‘’Büyük Ümitler’’de Hayri İrdal’ın çocukluğu üzerinde durulmuştur. Fakir düşmüş bir ailede doğup yine de mutlu olduğuna kanaat eden İrdal, okul hayatında pek de başarılı değildir. Kendi halinde yaşarken ve hiçbir konuda ihtirası yokken, 10 yaşına geldiğinde dayısının hediye olarak aldığı saatle her şey başka bir yöne evrilir. Bundan sonraki bir yılı, saatin içini söküp incelemekle geçirir. Saatlere olan merakı doğrultusunda zamanının çoğunluğunu Nuri Efendi’nin muvakkithanesinde geçirir. Bu dönemde hayata karşı bir bakış açısı geliştirmeye başlar. Saat tamiratında usta olan Nuri Efendi’nin bilge kişiliği ve felsefi bakış açısından ziyadesiyle nasiplenir. Ustanın ölümünden sonra Seyit Lütfullah ile Kayser Andronikos’un hazinelerini bulma mevzuu gündemindedir. İrdal Kurtuluş Savaşı’na gider ve bölüm son bulur.
İkinci Bölüm: ‘’Küçük Hakikatler’’de İrdal savaş sonrası İstanbul’a dönmüş ve gerçek hayatla yavaş yavaş yüzleşmeye başlamıştır. İş aradığı dönemde Abdüsselam Bey ile tanışmış bu vasıtayla da Emine’yle evlenmiştir. Abdüsselam Bey’in yazdığı vasiyetname sebebiyle İrdal’ın hayatına anlamsız bir sürü sıkıntı silsilesi dahil olmuştur. Can sıkıntısından ettiği alaylı bir bir cümle onu mahkemeye kadar düşürmüş hatta deli muamelesi görmesine sebep olmuştur. Bu sürecin sonunda Emine hastalanmış ve vefat etmiştir. İrdal çocukları için ikinci evliliğini Pakize ile yapmıştır. Eczacı Aristidi Efendi bir deney yaparken kaza sonucu yangında hayatını kaybetmiştir. Seyit Lütfullah da delirdiği için Sinop’a sürülmüştür. Böylelikle Hayri İrdal yine kimsesiz kalmış ve zengin olma hayalleriyle birlikte bölüm de sona ermiştir.
Üçüncü Bölüm: ‘’Sabaha Doğru’’da Pakize’nin anne ve babasının ani ölümünden sonra iki bekar kız kardeşinin yanlarına yerleşmesiyle İrdal, kızı Zehra’ya eziyet etmelerine dayanamadığı için onu ilk talibi olan Topal İsmail ile evlendirmeyi düşündüğü sırada, kahvede Dr. Ramiz vasıtasıyla Halit Ayarcı’yı tanımış, bu nokta itibariyle talihi büsbütün değişmiştir. Ayarcı, bir gecede devasa planlar yapmış, kısa sürede Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü kurmuş, başkahraman, İspirizma Cemiyeti’ndeki dostlarını bu kurumda işe almış, iç dünyasında anlamlandıramadığı bu uydurma işin çevresinde bütün yakın akraba ve çevresini toplamış, sahte bir samimiyetle kurulan-sahte bir işin (İrdal’a göre) gidişatını izlemiştir. Bu süreçte iç muhasebesini sürdürmüştür. Yine aynı dönemlerde Cemal Bey’den ayrılan Selma Hanım’a aşık olmuş, bir birliktelik yaşamıştır. İş hayatındaki o sahteliğin, iç aleminde yarattığı huzursuz gürültüsünü susturmaya çalışırken kendisini Selma Hanım’a sığınarak regüle etmeye çalışması da bu bölüme konu olmaktadır.
Dördüncü Bölüm: ‘’Her Mevsimin Bir Sonu Vardır’’da Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün tüm dünyaya yayılma hayalinden doğan Halit Ayarcı’nın projesi, bu projenin şartnamesi hazırlanırken İrdal’ın Ayarcı’ya kızıp ‘’İçten ve dıştan’’ maddelerini eklemesi, bu sebeple de bütün iş yükünün İrdal’ın omzuna binmesi oğlu Ahmet’ten yardım istemesine ve bu vesileyle aralarındaki buzların erimesi olayları sırasıyla birbirini takip etmiştir. Amaçlanan hedefe ulaşılmış fakat Halit Ayarcı arkadaşlarıyla yaşadığı fikir ayrılıkları sebebiyle inancını kaybedip İrdal’ı bu yolculukta yalnız bırakmıştır. Böylelikle Enstitü yürürlükten kaldırılmış, roman sona ermiştir.
Romanda Adı Geçen Kişiler
Zarife Hanım: Hayri İrdal’ın halası. Zayıf, çocukluğundan hastalıklı, kindar ve içe kapanık. Neşesiz, somurtkan, kibirli, alıngan, nefsine hakiki bir düşman muamelesi yapmaktan hoşlanan bir kadıncağız.(Saatleri Ayarlama Enstitüsü 2020 s.62) Ana karakter konumundadır.(Anlatının Söylemi 2023 s.75)
Nuri Efendi: Felsefi bakış açısına sahip, bilge ve sakin bir kişilik. Saat tamiratında usta. Elli beş- altmış yaşlarında, orta boylu, zayıf ve dinçtir. Bazı zamanlarda öfke kontrolü sağlamak adına büyükçe bir taşı kucaklayıp oradan oraya taşımaktadır. Hayri İrdal’ın hayatında ve fikirsel yapı taşlarında etkisi büyüktür. Ana karakter konumundadır.
Doktor Ramiz: Siyah iri gözlü, derin bakışlı, temiz benizli, hafif sarı esmer, hafif zayıf, orta boylu, genç bir adam. Doktor olmasına karşın, obsesif davranış bozukluğu olan, takıntılı bir psikanalizcidir. Yardımcı karakter konumundadır.
Abdüsselam Bey: Onlarca kişi ile birlikte her türden insanın bulunduğu bir konakta yaşayan ve bir bakıma Osmanlı İmparatorluğunun temsilcisidir. Ölmeden önceki dönemde akıl sağlığını yitirmiştir. Yan karakter konumundadır.
Diğer Kişiler
Topal İsmail, Asiye Dadı, Yahudi Antikacı Mandarin, İsveçli Dadı, Semih Bey, Doktor Mussak, Saatçi Agop, Derviş Efendi, Van Humbert (Yardımcı karakter konumundadır.) Aristidi Efendi, Şeyh Ahmet Zamani (Hayali karakter) Yan geldi Asaf Bey, Tayfur Bey, Sabriye, Nermin Hanım, Nevzat Hanım, Naşit Bey, Numan Bey,Sabri Bey, Ferhat Bey, Zeynep Hanım, Selma Hanım(Eserde alıcı konumundadır.)Cemal Bey, Tevkii Ahmet Efendi, Mübarek, Halide, Pakize(Eserde alıcı konumundadır.)Ahmet, Zehra, Emine, Halit Ayarcı
Başkahramanın Toplumsal, Fiziksel, Ruhsal Özellikleri
Hayri İrdal eserin başkahramanıdır. Şapka takar. Yaradılıştan sakardır. Orta halli olduğundan kıyafette aşırılığa kaçmaz. Ekonomik durumu iyileştikçe buna paralel olarak giyim kuşamı da iyileşir. Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemi kuruluş aşamasına tanıklık etmiş bir karakterdir. Pek de saygın ve kabul gören biri sayılmaz. Toplum tarafından pek ehemmiyet verilmez hatta karısına göre sünepedir. Bankada ve çeşitli yerlerde çalıştıktan sonra Halit Ayarcı’yla Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü açmıştır. Bununla beraber toplumda ve karısının gözünde saygınlığı artmıştır. Ruhsal olarak geleneksel, yeniliğe ayak uyduramamış bir tiptir. Eski ve yeni arasında sıkışmış, fakat eskiye daha bağlıdır. İrdal, saniyesinin peşinden koşmayı bilmeyen, saatinin ayarını gerekli şekilde yapamamış, çocukluk yıllarında babasının baskılarına maruz kalarak problemli kişiliğe sahip olmuştur. Hayatı boyunca bu eksikliği sırtında bir kambur gibi taşımak zorunda kalmış, hayatının her evresinde kendisine bir ‘’BABA’’ aramıştır.
Zaman
Birinci Bölüm – Büyük Ümitler : Tanzimat öncesini anlatır.
İkinci Bölüm – Küçük Hakikatler ve Üçüncü Bölüm – Sabaha Doğru: Tanzimat sonrasını anlatır.
Dördüncü Bölüm – Her Mevsimin Bir Sonu Vardır : Cumhuriyet dönemini anlatır.
Mekan
Vezneciler, Edirnekapı, Şehzadebaşı, Mihrimah Sultan Camii, Kadıköy, Soğanağa, Abdüsselam Bey’in Konağı, İspiritizma Cemiyeti, Saatleri Ayarlama Enstitüsü binası, İstanbul, İrdal’ın çocukluğunun geçtiği ev, Zarife halanın evi.
Romanda Kullanılan Anlatıcı Bakış Açısı ve Anlatıcının Romanı Ele Alış Biçimi
Saatleri Ayarlama Enstitüsü birinci tekil kişi olarak kahramanın bakış açısıyla yazılmıştır. Ana karakter olan Hayri İrdal’a odaklanılmıştır. İç öyküsel, (Homodiegetik) iç odaklayım bakış açısına sahiptir. Ayrıca zaman zaman diyaloglar kullanılmıştır. Birinci bölümde geri dönüş tekniği (Analepse) ile zamanın hızlı ilerlediği anlaşılmaktadır. Diğer bölümlerdeyse sahneleme tekniğiyle zamanın daha yavaş aktığı anlaşılmaktadır. Mehmet Kaplan’ın ifadesiyle: ‘’Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nde bu sürenin içinde bir ada gibi donmuş kalmış veya onun dışına çıkmak için delice çırpınan insanları ve çevreleri canlandırmaya çalışıyor.'' Yani kapana kısılmış fakat özgürlük ve refah için çırpınan insan manzaraları görülmektedir.
Sonuç
Ahmet Hamdi Tanpınar bu eserinde Doğu-Batı çatışmasını gözler önüne sermiştir. İnsanların iki kültür arasında geçiş aşamasındaki bunalımları ve benlik arayışları dikkat çeker. Dönemin zorluğu karşısında (doğal olarak) beraberinde getirdiği batıl inançlar ironik şekilde anlatılır. Modernist bir eserdir. Zaman nesnel bir biçimde işlenmiştir. Eser, yazıldığı dönemden bağımsız olarak okunduğu her dönemde –içerdiği derin anlamlar sayesinde- farklı noktalardan bireyleri etkileyecek düzeyde bir mükemmelliğe sahiptir. Edebiyatımızın zenginliklerinin çok önemli bir parçasıdır.
Kaynakça
Tanpınar, A. H. (2020) Saatleri Ayarlama Enstitüsü, İstanbul: Dergah ss.62
http://edebiyat.k12.org.tr/kitaplar/Saatleri+Ayarlama+Enstitüsü/87/8/analiz
http://phoenixal.blogspot.com/2016/08/saatleri-ayarlama-enstitusu-adli.html?m=1
Orhun Büyükkarcı, (2023) Anlatının Söylemi, İstanbul: Kriter ss.75
https://www.tyb.org.tr/mobi/news_detail.php?id=53113
Bu portfolyoyu beğendin mi? O zaman ilk yorumu sen yap...