İşlem düğmeleri hazırlanıyor.
Sebepler Dünyasında Kalben Allah'ın Huzurunda Kalmak Tasavvuf, zâhiri dünyada yaşarken batıni gerçekliği fark etmeyi öğretir. Bu dünya, "esbâb âlemi" yani sebepler dünyasıdır. Görünürde ateş yakar, su serinletir, ilaç şifa verir; fakat hakikatte bütün tesir Allah'ındır. Kul, bu sebep-sonuç düzeni içinde gayret gösterir ama kalbiyle sadece Allah'a dayanır. İmam Rabbani (k.s) der ki: "Sebebe yapış, fakat kalbini sebeplerden çek!" Bu söz, tasavvufi yolculuğun özetidir. Mü'min, sebepleri kuşanarak işini yapar: Tarlasını eker, Ticaretini yapar, Dert için ilaç arar, Fakat bilir ki: Yağmuru indiren Allah'tır, Rızkı yazan Allah'tır, Şifayı veren Allah'tır. Kalben Allah'a bağlı kalan bir kul, çöl ortasında bile rahmet bulur. Sebepler ortadan kalksa bile tevekkülü sarsılmaz. Bu hal, "yakîn" makamına doğru bir yolculuktur. Nitekim Hz. İbrahim (a.s), ateşe atıldığında "Hasbiyallahu ve ni’mel vekîl" dedi. Sebep olan ateş oradaydı, ama yakma izni elinden alınmıştı. Çünkü Allah, "Ey ateş! İbrahim için serin ve selamet ol!" (Enbiya, 69) buyurdu. Sonuç olarak; biz sebeplerle yaşarız ama sebeplerin Rabbine bağlı kalarak... Bu denge, kalbi Allah ile olanın en büyük huzurudur. "El işte, gönül Hakk'ıta" diyebilenler için dünya bir perde, Allah ise her şeyin arkasındaki yegâne hakikattir.

İlk beğenen sen ol

4

Görüntülenme

Sebepler Dünyasında Kalben Allah'ın Huzurunda Kalmak
Bu portfolyoyu beğendin mi? O zaman ilk yorumu sen yap...