Oturum bağlantısı tamamlanamadı

İnternet bağlantını kontrol edip tekrar deneyebilirsin. İşlemine bağlantı tamamlandığında devam edeceğiz.

İşlem düğmeleri hazırlanıyor.
Evvel zaman içinde, develerin tellal olduğu, pirelerinse berberlik yaptığı dönemde Pamuk prenses masalı dilden dile anlatılırmış. Bu güzel masal diğer anlatılanlara benzemiyormuş. Masalın içerisinde kötü kraliçe varmış ve belki prensesten ebediyen kurtulmak da istemiş ama herkes hata yapabilir ve yaptığı hatadan pişmanlık duyabilirmiş. Faziletli olan, sizden af dilendiği zaman bağışlayabilmekmiş. Pamuk Prenses Oku Vaktin zamanında, yüzyıllar önce var olmuş güçlü bir krallığın güzelliği ile dillere destan olan genç bir kraliçesi varmış.  Genç ve güzel kraliçenin uzun yıllar çocuğu olmamış. Oysa o çocuğu olmasını çok istiyormuş. Genç kraliçe, kar harika güzelliği ile etrafa yağdığı bir gün hüzünlenerek en içten duygularla düşüncelerini dile getirmiş.  Bir evladımın olmasını her şeyden daha çok isterdim ve onu o kadar çok severdim ki diye iç geçiren kraliçenin samimi isteği kabul olmuş ve günler sonra bebek beklediği kulaktan kulağa yayılmış. Krallıkta yaşayanlar, aldıkları müjdeli haber üzerine kırk gün kırk gece kutlama yaparak kral, kraliçe ve çocukları için dualar etmişler. Günler ayları kovalamış ve beklenen an nihayet gelmiş ve kraliçenin nur topu gibi bir kızı olmuş.  Kızının adını Pamuk koyan kraliçenin biricik kızı, Pamuk prenses çok güzel bir bebekmiş. Annesi yavrusunu bağrına basar doya doya öper koklarmış. Küçük prenses daha ilk adımlarını dahi atamadan kraliçe yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak vefat etmiş. Kral, biricik karısını kaybedince, sevgili kızı Pamuk prenses annesiz büyümesin diyerek genç ve güzel bir kadınla evlenmiş.  Kral, evlendiği kadının biricik kızını çok sevdiğini zannediyor ve seviniyormuş. Yeni kraliçe, güler yüzlü, sevecen ve oldukça iyi biriymiş kral böyle düşünüyormuş. Aslında kralın zannettiği gibi kraliçe hiç de iyi bir insan değilmiş. Kraliçenin tek niyeti, krallığı ele geçirmekmiş ve aslında o kötü kalpli bir cadı imiş. Genç ve güzel görünmek için yapmadığı şey kalmaz ve hiç kimsenin kendisinden daha güzel olmasına ise katlanamazmış. Kraliçe sahip olduğu sihirli aynasına her zaman sadece tek bir soru sorar, aldığı cevap ile mutlu olur havalara uçarmış.  Sevgili aynam, bana her zaman doğruyu söyle ve söyle hadi, bu dünyada en güzel kim diye sorduğu sorunun cevabını ayna, sizsiniz kraliçem, siz bu dünyanın en güzel kadınısınız diye cevaplarmış. Kraliçe aldığı cevap ile mutlu olur güzelliği sebebiyle kibirlenirmiş. Pamuk Prenses gün geçtikçe büyüyor ve her yönü ile annesine benziyormuş.  Annesi gibi oldukça güzelmiş ve kraliçe, prensesin güzel görünmesine engel olmak için elinden gelen ne varsa yapmaktan geri kalmıyormuş. Kralın savaşa gitmesini fırsat bilir, Pamuk prenses daha küçük bir çocuk olmasına rağmen bütün zor işleri ona yaptırır, eski yırtık elbiseler giydirir ve saçlarını dahi kısacık keserek güzel görünmesine engel olurmuş.  Kral en son gittiği savaştan sağ dönemeyince, krallık kraliçenin ellerine kalmış ve kraliçenin ilk düşündüğüyse prensesten nasıl kurtulabilirim olmuş. Oysa Pamuk prenses üvey annesini çok severmiş. Kendisine ne kadar kötü davranırsa davransın daima onu affeder, onun iyi bir insan olması için dua edermiş. Üvey annesi, prensesin kendisi hakkındaki düşüncelerini bilmiyormuş. Pamuk Prenses ve Avcı Kralın ölümünün üzerinden uzun zaman geçmiş. Kraliçe halkının tepkisinden korktuğu için prensese katlanmış ve artık ona katlanmak istemiyormuş. Ondan kurtulabilmenin en iyi yolunun onu öldürmek olacağını düşünmüş.  Sarayın avcısını çağırarak Pamuk prenses ile beraber ormana gitmesini ve ondan muhakkak kurtulmasını isteyecekmiş ama bunun iyi bir fikir olmayacağını düşünerek vaz geçmiş.  En iyi ve en etkili kurtuluş yolunun sihirli elma olabileceğini düşünmüş ve bu düşüncesini uygulayarak, sihirden zehirli kırmızı bir elma yapmış. Hazırlamış olduğu bu sihirli elmayı Pamuk prenses yesin diye tembihleyerek, hizmetçileri ile prensesin odasına yollatmış. Mutluluğuna diyecek yokmuş ve artık prensesten kurtulacak ve o en güzel olmaya devam edecekmiş. Mutluluktan havalara uçarak sihirli aynasının yanına gitmiş ve sorusunu sormuş.  Sevgili aynam, bana her zaman doğruyu söyle ve söyle hadi, bu dünyada en güzel kim diye sorduğu sorunun cevabını ayna, sizsiniz kraliçem, siz bu dünyanın en güzel kadınısınız diye cevaplamış. Kraliçe, Pamuk prenses ölecek diye düşününce, sihirli aynanın cevabına sevinmiş. Ayna, sevgili kraliçem diye söze başlamış ve ayna da ise elinde zehirli elma ile Pamuk prenses kraliçenin karşısındaymış. Ayna konuşmasına sert bir şekilde devam ederek kıskançlık gözünüzü öylesine kör etmiş ki size karşı sevgi ve muhabbetten başka bir şey düşünmeyen hayırlı evlada sahip olduğunuzun farkında dahi değilsiniz deyince, kraliçe şaşırmış.  Ayna sözüne devam ederek, kraliçem bu yaşınıza kadar hiç çocuğunuz olmadı ve bu zamana kadar sizi canı gönülden seven biri de bulunmadı. Oysa Pamuk prenses, sizi öz annesinden ayırmıyor, sizin için daima dua ediyor. Böylesine iyi bir evlat bulmuşsunuz birde onu öldürmeye çalışıyorsunuz diye hiddetle gürlemiş ve anında parçalarına ayrılmış.  Ayna parçalarına ayrılmış olsa da odada prensesin tatlı sesi yankılanıyormuş. Kraliçe, kulaklarına inanamıyormuş. Yıllardır her türlü eziyeti reva gördüğü üvey kızı onu ne kadar çok seviyor ve iyiliğini düşünüyormuş. Prensesin sözlerini işiten kraliçenin katı kalbi yumuşamış. Gözleri yaş içinde kalmış. Onu kurtarması gerektiğini düşünerek, Pamuk prenses diye bağırarak koşmaya başlamış.  Kraliçenin halini görenler, şaşırmış ardından bakıyorlarmış. Kraliçe nihayet prensesin yanına varmayı başarmış. O esnada ise pamuk prenses elmayı ısırmak üzereymiş. Kraliçe hışımla elmaya vurarak prensesin elinden düşmesini sağlamış. Sevgili prensesim, yıllardır sana yapmadığım eziyet kalmamışken sen benim için dua edebiliyorsun. Ne olur beni affet, hata yaptığımı geç de olsa anladım.  Bundan sonra eğer kabul edersen prensesim, seninle gerçek anne ve kız gibi olalım. Sana çektirdiğim tüm sıkıntılar için beni bağışla diyen kraliçeye, Pamuk prenses tüm içtenliğiyle sarılmış. Kraliçe, o sırada ağlamış ve bu güzel duygu sihrini bozarak insana dönüştürmüş. Eskisi kadar güzel olmayan kraliçe, bu durumu hiç de önemsememiş.  Kraliçe için en çok önem verdiği şey artık güzellik değil, sadece sevgili kızı olmuş. Anne kız el birliği vererek krallığı kalkındırmış. Yemişler, içmişler, muratlarına geçmişler. Pamuk prenses masalı böylelikle güzel ve mutlu sonla bitmiş ve insan hata yapabilirmiş ama önemli olan ise yaptıklarından pişman olmak ve yaptığı hatayı telafi edebilmekmiş.

[1]

Beğeni

79

Görüntülenme

Bu portfolyoyu beğendin mi? O zaman ilk yorumu sen yap...