İşlem düğmeleri hazırlanıyor.
Bazı şarkılar vardır, sadece dinlenmez; hissedilir, yaşanır, hatta insanın içine işler. Nil Karaibrahimgil’in *Kuzey Yıldızı* şarkısı da benim için tam olarak böyle. Ne zaman içimde bir boşluk, bir eksiklik hissetsem, çocukluğumun sessizliğini, yalnızlığını ya da özlem dolu bir anını hatırlasam, o şarkıya sarılırım. Sanki çocukluğumdaki küçük halimle konuşuyorum gibi... Beni anlayan tek dil oymuş gibi... “Begenegen segenigi segevigiyogorugum” derken aslında en çok kendime sesleniyorum. Yara berelerle dolu bir çocuk olunca içimde, ona dair özlemler de büyük oluyor. Onu alıp tekrar büyütmek istiyorsun. Ve ben hiçbir zaman çocukluğumla —yani içimdeki çocukla— konuşmaya cesaret edemedim... Taa ki bu şarkıyı dinleyene kadar. O günden sonra ne zaman duysam gözyaşları süzüldü yanaklarımdan. İç dünyasında mutlu ama bir o kadar da kırık dökük, masum bir çocuk vardı orada… Hiç kimse görmedi onu. Bu yüzden onu her özlediğimde “kuş dili” konuşurum artık. Ve o olmadan da hiçbir yere gitmem. 💔 ---

İlk beğenen sen ol

12

Görüntülenme

Bir Şarkının Sarılışı: Kuzey Yıldızı (Kuş Dili)
Bu portfolyoyu beğendin mi? O zaman ilk yorumu sen yap...