Geçmişten Günümüze Türk Romanları
Yorum & İnceleme
Roman türü, Avrupa’da matbaanın gelişmesiyle ortaya çıkmıştır. 16. yy. da ilk örnekleri
verilmiş, Türkiye'de ise 19. yy. da ilk örnekleri görülmeye başlanmıştır. Namık Kemal,
Nabizade Nazım, Sami Paşazade Sezai gibi birçok yazarımız roman türünün gelişimi için
katkıda bulunmuş, edebiyatımıza güzel eserler kazandırmışlardır. Bu eserlerin her
birinde farklı bir öykü ve çıkarılacak farklı bir ders vardır. “Araba Sevdası" nda Bihruz
Bey’in hikayesine tanık olur, yanlış Batılılaşma konusunda fikir ediniriz. “İntibah” ta Ali
Bey’in maceralarını okur, kıskançlık ve aşk duygusunun ağırlığını hissederiz. Bu gibi daha
birçok romanda basit konu ve temalar işlenir. Ancak anlatım dili için aynı şey
söylenemez.
Türk edebiyatının ilk roman örneklerinde, dönemin de etkisiyle ağır ve sadelikten uzak bir
anlatım dili kullanılmıştır. Uzun yapıdaki cümleler betimlemelerle doludur. Anlatılan
olaya giriş yapılırken sayfalarca betimleme okuruz belki de. Örneğin Nabizade Nazım'ın
Zehra’sında, Boğaziçi’nin parlak mehtaplı gecesindeki göz alıcı güzelliği satırlarca
anlatılmış ve bir şiirle taçlandırılmıştır. Bu tür eserler günümüzde “Türk Edebiyatı
Klasikleri” olarak adlandırılmıştır. Her biri günümüz Türkçesine çevrilmiştir. Bu şekilde
okunması kolaylaştırılan romanlarımız yine de kişiye zevk veren ve sürükleyici içeriklere
sahip olan romanlardır. Günümüzdeki romanlara bakacak olursak anlatım dilinin sade
ve anlaşılır olduğunu görürüz. Basit yapıdaki cümleler, nadiren kullanılan betimlemelerle
süslenir. Günümüzde yazılan romanların bu açıdan kişiye kolaylık sağladığı inkar
edilemez fakat içerik olarak oldukça sıradanlaşmış konulara sahiptir. Birbirinin tekrarı
olan aşk romanlarından, okurken katili kolaylıkla bulduğumuz polisiye romanlara kadar
her bir eser okuyucuyu değişik duygulara sürüklemekten uzaktır. Roman türünün ilk
eserlerinde de basit konular işlenmiştir fakat anlatım dili ağır da olsa edebi bir üsluba
sahip olması ilk eserleri okunur kılmıştır. Günümüzdeki romanlar ise hem edebi yönden
zayıftır hem de klişeleşmiş konuları anlatmaktadır. Bu sebeple okuyucu edebi zevk
almak bir yana dursun hikayenin devamını merak edip okumak bile istemez. Böylesi
eserler rafları doldurmuşken kitap okuma kültürünün de pekişmesi epey zordur. Yine de
günümüzde, roman türünün daha da gelişmesi için umut ışığı olan eserler yok değildir.
Bu eserler, diğer klişeleşmiş romanlardan ayrılarak zamanla kült romanlara evrilebilir.
Roman türünün ilk örneklerinde görülen ağır anlatım diline rağmen eserlerdeki edebi
anlatım, Türkçenin tüm kıvraklığıyla kullanılması ve konu bakımından okuyucuya zevk
vermesi o dönemin günümüze nazaran daha başarılı olduğunu göstermektedir.
Günümüz romancıların bu kalitede eserler vermesi için yazmaya başlamadan önce ilk
romanları okuması faydalı olacaktır. Dedikleri gibi; geçmişini bilmeyen geleceğe yön
veremez
Bu portfolyoyu beğendin mi? O zaman ilk yorumu sen yap...